İlk profesyonelliğe Escort Mk2 ile başladım, daha sonra Mitsubishi  Starion Turbo ve Mitsubishi Lancer Turbo ile devam ettim. Marlboro-Koçibey Ralli Team’ın 1997’de kapanmasıyla da bu dönem sona erdi. Daha sonra kendi imkanlarımla ve sponsor arayışlarımla bir iki sezon geçirdim. Yine Türkiye Şampiyonası’nda girdiğim yarışlarda hep iyi dereceler aldım. 

.

Kariyerimde bir milat olan, 1990 senesinde büyük bir birliktelik olan BP dönemi başladı.

Kariyerimde diğer bir milat, 1990 yılında BP ile olan büyük birliktelik. BP için Fikret Şen ile yaptığımız görüşmelerde motor spor anlayışına çok uygun adımlar atılacağını gördük ve 3 yıllık bir anlaşma yaptık. Türk Pirelli lastikleri ile de 10 yıl sürecek birlikteliğin ilk adımları bu yıl atıldı. Sponsorlardan edindiğim bütçelerle, o sezon bir Opel Manta 400, bir de Manta 200 aldım. O yıl, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın bütün rallileri, Pist Şampiyonası’nın bütün yarışları, tırmanmalar, rallikroslar, İstanbul Mahalli Ralli Şampiyonası ve İstanbul dışındaki bir çok mahalli ralli kroslara varana kadar toplam 37 yarışa girdim. Sezonu Türkiye Grup S Şampiyonu olarak noktaladım. BP ile olan ilişkilerim de çok iyi bir düzeye geldi.

1990’dan sonra Dünya Ralli Şampiyonası’nda kullanılan 4WD Turbo otomobilleri düşünmeye başladık. Dönemin popüler ralli otomobilleri olan Lancia, Toyota, Subaru, Ford ve Mazda arasından, kariyerinde ayrı bir yeri olan Ford’u tercih ettim. 1991 yılında Ford Sierra Cosworth grup A 4x4 otomobilin direksiyonuna oturdum. 91 ve 92, çok iyi geçti. Bir çok yarış zaferi kazandık.

1991 yılı otomobil sporları kariyerimde bir dönüm noktası oldu. Bu, Türkiye otomobil sporları tarihi açısından da çok önemliydi. Bir Türk pilotu ilk defa yurt dışında bir Avrupa Şampiyonası Rallisi kazandı. 1991 yılında o zaman 10 katsayı üzerinden  Avrupa Şampiyonasına puan veren Hebros Rallisi’nde 1’nci olduk.

70’lerin sonları ile 80’li yılların başlarında Türkiye’de Bulgar ralli pilotlarının hegamonyası yaşanmakta ve uluslararası yarışlarımızın neredeyse hepsini Bulgar pilotlar kazanmaktaydı. Hatta bazı yarışlarımızda ilk 3 sırada Bulgar pilotlar sıralandılar. Klasmanda ilk 10’a tek bir Türk’ün girebildiği yarışlar dahi vardı. Türk sporcuları için Bulgaristan’daki otomobil sporları standardı neredeyse bir hayal niteliğindeydi. 

Bulgarlar geldiği zaman onlardan lastik satın alıyor ve onların zamanın şartlarına göre hazırlanmış otomobillerini ilgi ve hayretle izliyorduk. Böyle bir ortamda, Bulgaristan’da Bulgar pilotları geçerek bir Avrupa Şampiyonası yarışı kazanmak, bana ayrı gurur verdi.

Aynı yıl, bir Avrupa Ralli Şampiyonası yarışı 1’inciliği daha geldi. Yugoslavya’daki (YU) Ralliyi kazandık. Ertesi yıl hem Hebros’u, hem de YU Ralliyi birer kez daha kazanarak, başarımızın bir tesadüf olmadığını ispat  ettik.

1993’de BP ile birlikte Avrupa şampiyonası projesi yaptık. Türkiye dışına çıkmak Avrupa’da yarışmak öncelikti, fakat hemen ardından yaşanan ekonomik kriz, projenin gerçekleştirmesini engelledi. Avrupa şampiyonası bazlı bir proje peşinde oldukları için de bunu yeniden Türkiye

.

 

 

 

|