1977 yılında katıldığım üç rallide yolda kaldıktan sonra yeniden Renault 12’ye geçme kararı aldım. Bu tercihle sezonun ikinci yarısında başarılı sonuçlar aldım. Hem Renault 12, hem de Anadol ile yarışma imkanım vardı ve rallilerin bazılarına Renault ile, bazılarına ise Anadol ile girdim.

.

Eşim Yeşim'in otomobil sporlarının içinden biri,eski bir kopilot olması ve kariyerim boyunca beni canı gönülden desteklemesi benim için ikinci bir şans oldu. Yeri geldiğinde bana ko-pilotluk yaptı!

O yıllardaki en büyük emelim, dünyada en popüler ralli otomobili Ford Escort hazırlamaktı, ama RS 2000 gibi çok güçlü bir otomobili almaya o gün için ne olanaklarım, ne pilotajım, ne de bütçem el vermedi! Olanaklarım dahilinde 1600 Sport Mk2 bir Escort hazırladım. 1979 yılında, o zamanki adıyla Günaydın Rallisi’ne girdim. Yarışı bitiremedim ama çok iyi etap dereceleri yaptım. Daha sonra kariyerimi Escort ile sürdürme kararını verdim ve 1980’den itibaren Mk1 RS 2000 ile yarışmaya başladım. 1981’den 1986’ya kadar Mk1 ve Mk2 Escort’lar ile çok iyi dereceler yaptım. Bir çok yarışı kazandım ve Türkiye Şampiyonası’nda 2’ncilik elde ettim.

1983’te Ankara’da yapılan ralliye Escort Mk1 ile katıldım ve finişe 2’nci olarak geldim. Aynı yıl, kopilot olarak Cihat Gürkan ile yarışmaya başladım. Bu birliktelik, tam on yedi yıl boyunca büyük bir uyum ve başarıyla sürdü.

1985’te ilk kez profesyonellik ile tanıştım. O zamanlar, Türkiye’de Turgut Özal’dan sonra, yeni dışa açılım süreci başlamıştı. İthalatın serbest olmasıyla sigara firmaları başta olmak üzere büyük yabancı firmalar Türkiye’ye geldiler.

1975’den 1985’e kadar otomobil sporlarıyla ilgili en büyük yardımları Renç Koçibey’den aldım. Aramızda ‘usta çırak’ ilişkisi oluşmuştu. Ondan çok şey öğrendim. Zamanla Renç de benim pilotajıma ve bu sporun içindeki yerime inandığı için bir takım oluşturduk. Birlikte servis aldık ve aynı garajı paylaştık.

1986 yılında Yeşim ile evlendik. Eşimin otomobil sporlarının içinden biri,eski bir kopilot olması ve kariyerim boyunca beni canı gönülden desteklemesi benim için ikinci bir şans oldu. Yarıştığım ve takım yönettiğim dönemlerde Yeşim'den her alanda destek aldım. Yeri geldiğinde bana ko-pilotluk yaptı. 1988’de oğlumuz Murat dünyaya geldi. Bugün 18 yaşında ve bir motor sporu tutkunu. Eğitimini motorspor mühendisi olmak üzere İngiltere'de sürdürecek.

Sigara firmalarının Türkiye’ye geldiği yıl, Türkiye’de o yılların en flaş ralli pilotu olan Renç Koçibey de Marlboro ile bir anlaşma yaptı ve Türkiye’deki ilk profesyonel takım olan ‘Marlboro-Koçibey Ralli Team’ kuruldu. Spor, bugünkü kadar yaygın ve gelişmiş değildi. Pilotların otomobil bulması, yarışmak isteyen insanların yarışabilmesi de hiç kolay değildi.

Renç, takımın ikinci pilotu olarak bir genç yetenek yarıştırmayı düşünmekteydi. Bu görevi bana teklif ettiği zaman çok gururlandım. Renç’in bu görevi verebileceği bir çok pilot vardı ve onların arasından genç yaşıma rağmen tercih edilmiş olmam ve ikinci otomobilin bana verilmesi son derece gurur vericiydi. Artık yarış kariyerimde önemli bir yere sahip olacak olan Marlboro dönemi başlamıştı.

.

 

 

 

 

 

|